2008 Ekonomik Krizi

2008 Ekonomik Krizi ABD Mortgage sisteminin patlak vermesiyle başlayan kriz diğer ülkelere de hızla yayıldığı için Küresel Ekonomik Kriz olarak anılmaktadır.

Dünyayı hızla etkileyen krizin sonucunda binlerce kurum battı belki de milyonlarca insan işsiz kaldı. İflas açıklayan firmalardan en dikkat çekici olanı ise 1850 yılında ABD’de faaliyetlerine başlayan Lehman & Brothers yatırım bankasıydı kuşkusuz.

Köklü bir kurumu iflasa sürükleyen krizi ön görememek mümkün müydü? Böyle köklü firmaların yöneticileri, fon yönetim personellerinin ve çalışanlarının gelişigüzel seçilmediği malumumuzdur. Bu insanlar iyi üniversiteler de eğitim almalarına, en iyi kurumlarda staj yapmalarına rağmen yine de gözlerinin önünde duran uçurumu fark etmediler mi?

Fark edenler oldu elbette. Fakat insanların alışkanlıkları ve işleriyle ilgili inandıkları kurarlar gerçekleri görmelerini engelledi.

Bu kurallar nedir?

Yeni bir işe başladığınızı düşünün. Size ne yapmanız gerektiği söylenmeden önce ne yapmamanız gerektiği söylenir. Krizin başlatanda inanılan bu değerlerdi aslında;

“Ev kredisini ödemeyen Amerikalı yoktur. Konut tahvilleri güvenilirdir. Domino taşımızdır. Düşmez.”

Evet, belki geçmiş elli sene için bu söylem doğruydu. Fakat insanların değişimi bir yana kurumların değişimi bu şartın doğrululuğunu ortadan kaldırdı. Kurumlar teknoloji ile içselleşerek büyüdü ve ilerledi. Kurumların rekabetleri arttı ve pastadan daha büyük paya kimin sahip olacağının yarışına giriştiler.

En üst kesimin bölge müdürlerine, bölge müdürlerinin şube müdürlerine, şube müdürlerinin ise şube personellerine baskı uyguladığı bu kapitalist düzenin sürekli kazandıracağını düşünmek elbette hataydı.

Pastadan daha büyük dilimi almanın peşinde olduklarını söylemiştik. Personellerini daha fazla kredi kullandırması için prim sistemiyle çalıştırıyorlardı. Kurumlar farkında olmadan kendi mezarını kazmıştı. Çünkü çalışan personeller için önemli olan primi almaktı. Bir insanın kaç kredisinin olduğu ya da krediyi ödeyip ödeyemeyeceği ile ilgilenmiyorlardı. Batık kredilerin çoğalmasının tehlikesinin farkına varamadılar ya da gerçeği görmek işlerine gelmedi.

Böylelikle personellerin kendi aralarında yarışı başladı akşam eğlencelere gittikleri yerlerde çalışan göstericilere, garsonlara kadar herkese konut kredileri vermeye başladılar. Ödeme imkânlarının olup olmaması önemli değildi. Personeller hedeflerini tutturup yüksek prim almanın peşindeydiler

Aylık kazancı bin dolar olan kişiye üç bin dolar ödemesi olan emlak kredileri kullandırılmıştı. Yasal takip süreleri geldikten sonra işleme giren bu batık krediler bir anda sisteme girdi. Bankalar binlerce kredi vermişti ama ödemeler yapılmıyordu. Kredi verdikleri insanlarının böyle büyük ev taksitleri ödeyecek durumları zaten yoktu.

Sonuç olarak insanın açgözlü fıtratı bir kez daha sonu oldu. Ve yıllarca etkisi süren Küresel Bunalıma sürüklendik.

Meraklısına:

2008 Ekonomik Krizini fırsata çeviren yatırımcıların hayatını anlatan;

2015 yapımı gerçek olaylara ve kişilere dayanan The Big Short filmini izlemenizi tavsiye ederim.

The Big Short

Short kavramı ekonomik piyasalarda açığa satış anlamına gelmektedir. Yani açığa satış yaparak bir şirketin, hissenin, tahvilin düşeceği yönünde pozisyon almış olursunuz. Film de yıllardır asla düşmeyen domino taşı görünen emlak tahvillerinin düşüşü yönünde pozisyon alan yatırımcılardan, aldıkları pozisyonlar ile dalga geçip onlara karşı pozisyon alan kurumların yaşadıkları olaylar anlatılmaktadır. Krizin perde arkasına ışık tutan bu filmi izleme listenize eklemenizi tavsiye ederim.

Bunu okuduysanız mutlaka bu yazımızada göz atmalısınız: https://enmotun.com/korona-virusun-ekonomi-uzerinde-etkileri/

    1. Pingback: Bitcoin - EnMotun Blog 28 Şubat 2021

    Yorumunu ekle