Korona Virüsün Ekonomi Üzerinde Etkileri

2019 yılında Çin’in Wuhan kentinden ortaya çıkan Kovid-19 küresel çapta sağlık krizlerine sebep oldu. Çin’de ortaya çıkan bu virüs başta diğer ülkeleri endişelendirmedi. Hastalığın sadece Çin ile sınırlı kalacağına kanaat getiren ülke yöneticileri tedbir almakta gecikti. Hatta daha ileriye giderek Çin’de yaşayan insanların beslenme şekilleri yüzünden hastalığın sadece Çinlileri etkilediği söylendi.

Fakat toplum bir günde oluşmaz. Bu insanların yemek kültürü de bir gün içerisinde ortaya çıkmadı.  Yüzyıllar içerisinde ortaya çıkan yemek kültürlerinden dolayı hastalığın sadece Çinlileri etkilediğini düşünmek ne kadar gerçekçi?

Dünya basını vatandaşlarını bu şekilde kandırırken Çin’in yaklaşık bir hafta süren yılbaşı tatil zamanı geldi çattı. Yurt dışında çalışan yüzbinlerce Çinli tatillerini aileleriyle geçirmek için ülkelerine döndüler.

24-30 Ocak 2020 tarihlerinde gerçekleşen tatilin ardından çalışan Çinliler işlerine geri dönmek için yollara düştüler. Birçok bilim insanı hastalığın diğer ülkelere de yayılacağını söylemelerine rağmen. Önlemler alınmadı ve virüs hızla yayıldı.

Vaka sayıları gün geçtikçe arttı. Alınan önlemler yetersiz kalıyor, yetkililer her gün farklı önlemler almak zorunda kalıyordu.

Öğrenciler okullarına online devam etmeye başladı ve sokağa çıkış kısıtlamaları getirirdi. Halen bu tedbirler devam etmekte. Birçok insanın işsiz kaldığı bu dönemde çoğu insan geçim sıkıntısıyla baş etmek zorunda.

Gelişmiş ülkelerde tedbirlerden dolayı halkı zor durumda bırakmak istemeyen yöneticilerin verdikleri kararlar;

  • Vatandaşların kredi ödemeleri faizsiz ertelendi.
  • Yardım çekleri dağıtıldı.
  • İşsiz kalanlara işsizlik maaşları bağlandı.
  • Öğrencilere de yardım çekleri gönderildi.
  • Firmaların vergi ödemeleri ertelendi. 

Gelişmekte olan ülkelerde yaşayan insanlar için durumları nasıl peki?

Gelen haberler gösteriyor ki insanlar bir sene içerisinde borçlarını ikiye hatta üçe katladı.

İşsiz kalmaktan korkan insanlar vadesi kısa borçlarını ödeyebilmek için uzun vadeli yüksek krediler çektiler.

Altı ve bir sene ödemesi olmayan kredi kullanan bu insanların düşünceleri “Korona nasıl olsa biter birkaç aya…”

Altı ay geçti kredilerin ödemeleri başladı fakat tahmin edildiği gibi korona virüsüne çare bulunulmadı. Bir sene geçti halen etkili kesin bir çözüm bulunamadı.  Kredi kullananlar ödemelerini nasıl yapacaklarını kara kara düşünmekteler.

Domino etkisi ile hareket eden taşların sonuna geliyoruz. Taşların sonunda bizleri maalesef yeni bir ekonomik kriz beklemekte. Ekonomi yazarları gerçekleşecek ekonomik krizin 2008 Krizinden daha şiddetli olacağını dile getirmeye başladı bile.

Ekonomik Kriz Döneminde Neye Yatırım Yapmalı;

ekonomik kriz

Devletlerin yanılgıları ekonomik kalkınma planları yaparken her zaman olumlu sonuca ulaşmak için olumlu etkenleri hesaba katmalarıdır. Fakat ekonomik piyasalarda iki artı iki dört etmez. Daha doğrusu her zaman hesaba katılmayan göz ardı edilen farklı bir değişken vardır. Ekonomi kuşkusuz bir bilim dalıdır. Fakat diğer bilim dalları gibi sabit ve gerçek tek bir doğrusu yoktur.

Ekonomik değişkenler değiştiğinde, eski doğrular yerini yeni doğrulara bırakır. Piyasa içerisinde ki bu dogma hataya sebep olan faktör kuşkusuz “insandır”. Diğer bilim dallarının aksine piyasayı insanlar oluşturur. Teknoloji ne kadar ilerlerse ilerlesin insanların nasıl davranacağını önceden bilmek mümkün değildir.

Dünya bankası verilerine göre 2019 yılı sonu Dünya nüfusu 7,674 milyar insan.  Fakat 7,674 milyarın piyasada aktif yatırım yaptığını söylemek yanlış olur. Dünya ekonomi bankasındaki verileri incelediğimizde 15- 64 yaş insanların toplam nüfus sayısını bulduk. 65,262 milyar olan nüfus doğrudan yatırım yapıp piyasada söz sahibi olabilecek insanların sayısı. Bütün bu insanların yatırım, hisse, analiz, coin ile uğraştığını söylemek tabi ki de yanlıştır.

Fakat bu insanların yaşadıkları çevrede daha önce yaşanılan kuraklık, ekonomik kriz, hastalık hatta savaş dönemlerinde paralarını korumak için kağıt paradan farklı alternatiflere yöneldiklerini söylemek yanlış olmaz. Paralarının değerini korumalarını sağlayan yatırım yolları nedir?

  • Altın
  • Gümüş
  • Elmas

Bunların yanı sıra Japonya’da bir dönem prinç olurken, Hollanda’da lalenin paranın değerini koruyacağına inanılmıştır. Lale ve princin paranın değerini korumayacağını bugün biz biliyoruz fakat spekülasyonlar sonucu insanlar yıllarca biriktirdiği paralarını yatırmaktan çekinmemiştir.

İnsan faktörünün güvenilmez olduğu ortadır. İnsan manipülasyona açıktır.  İnanmayanlar var ise yakın tarihte yaşanılan “Çiftlik Bank” olayını hatırlatmak isterim.  “Nasıl inanıyor bu insanlar saf” diyenler yarın belki de “Maden Bank” mağduru olacaklardır.

Peki, ne yapmalıyız? Öncelikle kendimizi geliştirmeli ve hazırlamalıyız. Finansal piyasaları okumayı öğrenmeli kendi paramızın bankası olup yatırımlarımızı korumalıyız. Öngörüler gerçekleşir de önümüzde ki birkaç sene ekonomik kriz yaşanırsa. Hem paramızı koruyacak hem de paramızı yapacağımız yatırımlar ile değerlendireceğiz.

Hisse analizleri ve grafik okumalarında kullanılan temel formasyonları ilerleyen yazılarımızda paylaşacağız.

    1. Pingback: 2008 Ekonomik Krizi - EnMotun Blog 28 Şubat 2021
    2. Pingback: Dolar Neden Yükseliyor? - En Motun 6 Mart 2021

    Yorumunu ekle