Strangers From Hell 2019 (Hell Is Other People) Teori

Strangers From Hell (Hell Is Other People) Teori 10 Bölümlük diziyi heyecanla bitirdim ama ne olduğunu anlamadım diyenleri alalım bu satırlara…

Psikolojik gerilim film ve dizilerin yeri bende ayrıdır. Ne olduğunu finalden önce anlamaya çalışmak, karakterler kişiliklerine girmeden önce senarist ile yarışmaktan keyif alıyorum.

Velhasıl bu dizinin hiç spoil vermediğini söylemeliyim. Tetikte diziyi çözeceğim sahneyi heyecanla beklerken final sahnesinin ekranıyla kalakaldım.

Neyi kaçırmıştım? Nerede kopmuştu dizi? O küçük ayrıntı neredeydi? Sorularımın cevaplarını bulmak için bölümler arasında geçişler yaptım. Böylece küçük ayrıntılar silsilesiyle kendimce bir teori oluşturdum. Sizleri tatmin eder mi bilmem ama benim için şimdilik idare eder. Eklemek istediğiniz veya karışıklık olduğunu düşündüğünüz bir yer var ise yorumlarda belirtmekten çekinmeyin.

O halde başlayalım;

Jong Woo’nun büyük bir depresyon içinde olduğunu biliyoruz.
İş tecrübesi olmadığı için okulda üst sınıflarından züppe bir arkadaşının yanında işe başlayacak.

Üniversitede hocalarının Jong Woo için çağın önde gelen yazarlarından olacağını dile getirmişler birçok kez.

Okul bittikten sonra askere giden Jong Woo burada yaşadığı kötü tecrübeler ile içine kapanmaya başlıyor aslında. Gurur kırıcı deneyimler yaşadığını flashbacklerde görüyoruz. 

Strangers From Hell 2019 Jong Woo özellikleri;

Jong Woo
  • Babası yok. Annesi pazarcılık ile çocuklarını geçindirmeye çalışıyor.
  • Engelli bir abisi var.
  • Askeriyede yaşadığı olaylar.
  • Hayallerinin gerçekleşmeyeceğinin bilincine varıyor yavaş yavaş.
  • Yeni başladığı işinde değersizliğini fark ediyor.

Bilgisayarını tamire götürdüğü iş hanının girişinde bilgisayar kazanmak için dart oyununda ok attığın izliyoruz. Beşincilik ödülünü aldığında bir kez daha denemek istiyor. Sahnenin devamında ok neredeyse birin içindeydi. Bu küçük sahne bize çok Jong Woo’nun karakteri hakkında çok önemli bir detayı veriyor.

Jong Woo ısrarla laptop için atış yapıp her defasında sonunculuk ödülünü alıyor. Halbuki ikincilik, üçüncülük, dördüncülük ödüllerinin payları oldukça büyük rahatlıkla bu ödülleri alabilirdi. Fakat beş atışın da beşini laptop için deneyerek sonunculuk ödülünü almaya razı oluyor. Jong Woo birinci ya da sonuncu olmalı hayatında ki bütün seçimlere bu tavrının yansıdığını diğer sahnelerde de fark ediyoruz. Kız arkadaşı, iş hayatı, kaldığı pansiyon, olduğu kişi standartlarında birinci olamadığı için kendisini dibe çekmeye devam ediyor.

Sahneleri teker teker ele almamın sebebi; Jogn Woo’nun köşeye nasıl sıkıştığını görebilmek.

Küçük bir ayrıntı otobüsten iner inmez Jong Woo’nun karşılaştığı ve çevresinde ki bütün insanların kaba olduğunu söylemeyi de unutmayalım. Laptop ekranını kıran yolcu. Fazla para alan tamirci, azarlayan garson, kız arkadaşının samimiyetsiz tutumları, oteldekilerin kaba davranışları, iş yerindeki çalışanların tutumları…

Devam edelim.

Saatlerce sıcakta ev arıyor. Standarttı yüksek en iyi yerde kalmak istiyor. Birinci olmak istiyor bir nevi fakat kiralar bütçesine göre fazla. Yavaş yavaş düşürüyor standartını uzun gün ve arayışlardan yorularak geçici olarak hiç beğenmemesine rağmen pansiyona yerleşiyor. En iyisi olmadıysa en kötüsü olsun tutumunu pansiyon seçiminde de yapıyor.

Devam eden sahnelerde Jong Woo pansiyonu geziyor her bir köşesini inceliyor. Burada muhtemelen kendisine şunu soruyor;

“Benim burada ne işim var? Böyle bir yerde nasıl insanlar yaşar?”

Odasına dönmek için gittiğinde yanlışlıkla 302’nin kapısını zorluyor. Sanki dizinin diğer bölümlerine atıf yaparcasına.

Önemli nokta Jong Woo korku cinayet kitabını yazmaya başlıyor. Pansiyonu ve pansiyonda kalan tuhaf tipleri kurgulayarak yazıyor. Arkadaşı ile yediği yemekten dönerken taksicinin söylediği cümleye dikkat edelim;

“Yabancılar cehennemden çıkmadır. Bebeklere mesela örümcekleri parçalarken yüzlerinde gülümseme olur. Kötülük doğuştan gelir.”

Burada Jong Woo tepkisiz kalmış olsa da aslında bu sözün doğruluğunu kitabında kanıtlamaya çalışmaktadır.

Birinci bölümün sonunda dişçi ortaya henüz çıkmamasına rağmen 304’den Jong Woo’yu izleyen biri vardır. Bu kişi 302’de ki kişi de olabilir. Ya da dişçidir ama sahnede görmemişizdir.

Yavaş yavaş sahneler karışmaya başlıyor. Bunun sebebi Jong Woo’nun kitabının da sahnelerin arasına girmesi. Gözlüklü sapık dışarıya çıkamaz bileğinde dijital kelepçe var. Jong Wo bu kelepçeyi dizi boyunca görmedi. Onun dışarıya çıkmasına engel olan bir durum olduğunu bilmiyor.

O yüzden ceset gömmeye gidildiği sahnenin Jong Woo’nun kitabından bir sahne olduğunu söylemek yanlış olmaz. Ceset gömmeye muhtemelen sadece ikizler gitmişti.

Burada önemli bir nokta da şu aslında dişçinin dizi boyunca 302 dışında kimseyi öldürdüğünü görmüyoruz. Dişleri çektikten sonra öldürme işlerini hep diğerlerine bırakıyor. Hepsinin tuhaf ve sadist zevkleri var aslında. Birlikte hareket ederek kendi zevklerini besliyorlar.

Bir diğer ayrıntı ofiste Jong Woo penguen biblosunu elinde tuttu ve inceledi. Belki de iyi bir silah olabileceğini düşündü. Ceo’yu öldürende elbette bu penguen biblosuydu. Dişçi, Jong woo ile aynı olduklarını gösterircesine mi eline pengueni aldı? Yoksa Ceo’yu aslında öldüren Jong woo muydu?

Sahneler arasında kopuşlar bu bölümlerde başlıyor zaten. Jong woo bir bakıyoruz otelde, bir bakıyoruz sevgilisinin binasının önünde, bir bakıyoruz parkta boş boş oturuyor, sokaklarda geziyor, internet cafede oturuyor. Aslında biz Jong Woo’nun ne yaptığını bilmiyoruz. Bir gece kapının önüne valiz, sandalye koyduğu halde odasından dışarı çıkıp pansiyondaki diğer kişiler ile kavga etmesini hatırlayın sabah hiçbir şey olmamış gibi uyanmıştı. Kamerada izlediklerine inanamamıştı. Bana kalırsa Jong Woo bu kopuk zamanlarda aslında sürekli dişçiyle birlikteydi.

Birçok kez; “Hatırlamıyor musun? Neden şaşırdın?” demelerinin bir sebebi olmalı.

Fazla uzatmayalım… Jong Woo sonunda kendisini baştan yaratıyor. İçinde ki vahşiliği ortaya çıkarıyor. Son bölümde Jong Wo herkesi öldürdükten sonra kendi kendine konuştuğunu görmüştü kız arkadaşı. Burada muhtemelen kişilik bölünmesi yaşadı. Kız arkadaşının hatırladığı sahne ile dişçi ile konuştuğu son konuşma sahnesini arka arkaya izlediğimizde aslında Jong Woo’nun dişçiyi çoktan öldürdüğünü anlıyoruz. Onu öldürmesine rağmen dişçiyi görüp boğazını sıktığını hatırlaması aslında alt benliğinin yarattığı bir hayal. Yaptığı bütün kötü eylemleri dişçinin siluetine yükledi ve onun yaptığına inandırdı kendini.

Yani dişçimiz aslında Jong Woo için ölmedi ve muhtemelen cinayetlerine Jong Woo’nun ellerinin ardından devam edecek.

Dişçinin de dile getirdiği gibi; “Yarattığım en müthiş sanat eseri sensin. Ben ve sen her zaman birlikte olacağız.”

Film İle ilgili yazım;

Strangers From Hell

    Yorumunu ekle